Sonbahar ve Kış Depresyonları ve Panikatakları Doğal Yöntemlerle Tedavi

Yazın bittiği ve yaprakların düşmeye başladığı bu sonbahar günlerinde birçoğumuz sabahları ya erkenden uyanıyor ya da yataktan kalkmak istemiyor. Oku »

 

Depam Hakkında

Dr. Nihat Kaya’nın Kitapları

Yeni!

Yaşamak İstiyorum

  • Hayatımızın, ömrümüzün, kısacası yaşamımızın ve varoluşmuzun anlamı nedir?
  • Neden yaşamın kıyısında bir ileri bir geri gidip geliriz?
  • Niçin zaman zaman yaşamdan çekip gitmek isteriz?
  • İçimizdeki şiddet dürtüsünü frenlemekte neden zorlanırız?
  • Kendimizi ve diğer varlıkları; bireysel ya da toplu olarak yok etme dürtümüzün altında nelere yer veririz aslında?
  • Kanıksanmış bir hayat akışında, yaşamak istiyorum diyerek neyi anlatmak isteriz?
  • Günümüz modern dünyasında; sorgulayan ama, yabancılaşan; bireyselleşen ama, bencilleşen bir hayat mı dayatılıyor bize? Yoksa bu sonuç mu yaşamayı unutup şiddete ve yok etmeye yöneltiyor bizi?Bu kitabı okuduktan sonra bu ve bunun gibi pek çok soruyu kendinize yöneltecek ve cevaplarını kendi iç dünyanızda aramaya başlayacaksınız.

Kalp krizi mi geçiriyorum?  Neden tansiyonum yükseliyor? Ya ölürsem? Dişçiye, kuaföre gidemiyorum, daral geliyor. Toplu taşıma araçlarına binemiyorum. Alışveriş merkezlerine, pazarlara, kalabalık yerlere giremiyorum. Sokağa yalnız çıkamıyorum… İşte tüm bu soruların ve daha fazlasının cevabı bu kitapta.

 

 

Depresyon, Panik ve Takıntılarımız

”Sıkılıyorum, hayattan zevk alamıyorun, mutsuzum, yorgun, bitkin, karamsarım, karar veremiyorum, işlerimi yapamıyorum, bazan ağlıyorum, başım ağrıyor, bedenim rahat değil…” ”Korkuyorum, çok heyecanlıyım, birden panikliyorum, kalbim çok hızlı çalışıyor, her tarafımı ateşler basıyor, nefesim daralıyor, bayılacak gibi oluyorum, o an kontrolümü yitiricekmişim gibi, ölecekmişim gibi geliyor…” ”Kendime güvenim yok, sosyal ortamlardan kaçıyorum, insanlar bana bakıyor gibi geliyor…” diyorsanız sizde çağımızın en yaygın psikayatrik bozukluklarından ”Depresyon, panik bozukluk ve sosyal fobiden” birini yaşıyorsunuzdur. Bu sorunlar ve daha birçok psikolojik-psikiyatrik konuların anlatımını bulacaksınız.

Eşim neden değişti? Yanlış bir insanla mı birlikteyim?   Sevgiyi ve aşkı neden dışarıda arıyorum? Neden aldatıyor veya aldatılıyorum?  Aşk, kara sevda nedir? Eşler arasında iletişim hataları, Cinsel sorunlar, Aile kavgaları, Korkularımız,  Psikolojik bayılmalar, Depreme bağlı sorunlarımız, Teknolojinin insanı mutsuzluğa, yabancılaşmaya nasıl ittiğini ve diğer sorunları, yaşamın gerçeklerini bu kitapta bulacaksınız.

İntihar nedir? İnsanlar niçin intihar ediyorlar? İntihar davranışı bir akıl hastalığı belirtisi midir? Neden kadınlarda intihar girişimi erkeklerden daha fazladır? İntiharda gençler neden ilk sırayı alıyor?  Ekonomik refah intiharı önler mi? İntihar bir zayıflık, iradesizlik belirtisi midir? Köprüye çıkanların çoğu neden intihar etmiyor? İntihar önlenebilir mi? İntihar girişiminde bulunmuş bir insana nasıl davranılmalı? İntihar olayı önceden anlaşılabilir mi? İntiharın belirti ve ipuçları nelerdir? Medya intihar haberleri vererek intiharı artırıyor mu? İntihar kişinin bir seçim özgürlüğü müdür? – İntihar düşüncesi olan birisi başka bir insanı öldürebilir mi?

Çocuğun normal gelişim özellikleri – Çocuğun davranış ve duygularındaki değişiklikler – Çocuğumu nasıl yetiştireyim? – Çocuğumda ne normal ve anormal – Terbiyede dayak kullanılır mı? – Çocuğum neden hırçın? Söz dinlemiyor – Çocuğum bana bağımlı çekingen, okulda başarıız – Çocuğum altını ıslatıyor, yemek yemiyor zorla yediriyorum diyorsanız bu ve benzeri soru ve sorunlarınıza bu kitapta cevap bulacaksınız.

Sorular ve Cevaplar

Depam’da;
Panik Atak, Depresyon, Sosyal Fobi ve Diğer Fobiler, Takıntı ve Saplantılar, Gençlik Sorunları, İntihar Davranışı, Cinsel Sorunlar, Çekingen, Utangaç Alıngan, Şüpheci Titiz, Mükemmelliyetçi Kişilik Problemleri ve Kişilik Testleri, Eşler Arasında Kıskançlık Sorunu, Uyku Bozuklukları, Manik Depresif Bozukluk, Yeme Bozuklukları (Aşırı Yeme veya Yememe), Alkol Sorunu gibi konularda teşhis ve tedavi hizmetleri verilmektedir.

Neden Depam?
Her yüz kadından yirmisinin (%20), her yüz erkekten onunun (%10) yaşamlarının bir döneminde DEPRESYON geçirdiği bilinmektedir. Toplumdaki her yüz insandan 3-5’inin PANİK BOZUKLUĞU ve yüz insandan 15-20’sinin PANİK ATAK geçirdiği çalışmalarda ortaya çıkarılmıştır. Panik bozukluk kadınlarda iki kat daha fazla görülmektedir.Diğer yandan depresyon ve panik bozukluk % 40 oranında birlikte görülebilmektedir.

Depresyondaki halsizlik, uyuşukluk, yorgunluk, uykusuzluk, iştahsızlık, ateş basmaları, karıncalanma, mide ve bağırsak sistemine ait bedensel belirtiler nedeniyle hastalar, genellikle dahiliye uzmanı veya diğer branştaki hekimlere başvurmaktadır…

Panik bozukluktaki PANİK NÖBET’leri sırasında ortaya çıkan :

  • Çarpıntı, göğüste sıkışıklık, ağrı, sol kolda uyuşma,
  • Boğazda düğümlenme, nefes alamama,
  • Sıcak soğuk basmaları
  • Uyuşukluk karıncalanma
  • Bunaltı, miğde de ağrı, sıkışma hissi
  • Baş dönmesi, olayları bir sis perdesinin arkasında görme,
  • Kontrolü yitirme, istenmeyen bir şey yapma korkusu,
  • O anda sanki ölünecekmiş gibi korkma

belirtileri nedeniyle hastalar “Kalp krizi” geçirdiklerine inanarak dahiliye acil ünitelerine ve Kardiyoloji uzmanlarına gitmektedirler.

Gerek depresyon gerekse panik bozukluk hastalığında yapılan dahili , fiziksel muayeneler ve yapılan laboratuvar tetkiklerinde bir anormallik tespit edilemez. “Her şey normaldir”. Ama hastanın hastalığı devam etmektedir. Hasta yakınları buna bir anlam veremez. Bu yüzden sık sık doktor değiştirilir ve yeni tahliller yaptırılır… Bu arada hastalık ilerler ve hasta hala hastalığına bir çare bulamamıştır.

Sonuçta konuyu bilen bir hekimin ya da çevrenin önerisiyle hasta psikiyatri uzmanına gelir ya da getirilir. Çevre tarafından tembellik, uyuşukluk, hastalık hastalığı, evham diye nitelendirilen bu durumun hiçte öyle olmadığı ve hastanın gerçekten hasta olduğu anlaşılır. Böylece hasta hem anlaşılmaktan dolayı mutlu olur hemde hasta yakınları hastaya karşı olan duygu ve düşüncelerini değiştirme imkanı bulur. Hele birde birkaç hafta sonra tedavinin olumlu etkileri görülmeye başlandımı büyük bir ümit ve rahatlama ortaya çıkar. Geride kalan ise çekilen acı ve ızdırap; ekonomik sosyal ve mesleki yapılardır..

Depresyon ve panik hastalığının sanki bir dahili hastalıkmış gibi dışarıya yansımasından yola çıkarak ; hastaların “gecikmeden” dolayı her türlü kayıplarını asgariye düşürmek amacındayız. Bunun için depresyonu tanıtıcı yayınlar, makaleler,broşürler hazırladık.Halende çalışmalarımız devam etmektedir Toplumun bu iki hastalığı tanıması için broşürler makaleler, kitaplar, yazılacak bilimsel araştırmalar yapıyoruz. Ayrıca yabancı toplumlarla Türk toplumu arasında belirtiler, nedenler ve diğer özellikler açısından sosyal-kültürel-biyolojik farklılıklar araştırılıp yeni yaklaşım biçimleri geliştirilmeye çalışıyoruz.

Bu amaçlar çerçevesinde DEPAM‘da Psikiyatristler, klinik psikologlar, psikolojik danışmanlık ve rehberlik uzmanları, sosyal hizmet uzmanları, psikiyatri hemşireleri görev yapmaktadır. Daha önce dahili muayane ve tetkiklerden geçmemiş hastalar gerek görüldüğü takdirde merkezimizin anlaştığı Kardiyoloji ve dahiliye merkezlerinde muayaneden geçirilecektir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir