Depresyon ve İnanç (İnançlı İnsanlar da Depresyona Girer mi?)

Depresyon ve İnanç

A. Depresyona girmek için yaratılmadık ama sizce neden depresyona giriyoruz?

B. Depresyona dönük olarak bir kısım uzmanlar ilaç tedavisine karşı çıkarken, bunların ilaç şirketlerinin para kazanması için üretildiği noktasında beyanatları var..Bir kısmı ise tam tersi ilaçla tedavinin gerekliliği üzerinde duruyor..Sizce hemen İLAÇ kullanılmalı mı yoksa terapi ile halledilebilir mi?

C. İnancın depresyonda tedavisi üzerindeki etkileri konusunda neler söylebilirsiniz..Özellikle inanclı insanların şizofreniye yakalanmama ihtimalinin az olduğu haberi üzerine görüşleriniz nelerdir?

D. Depresyona girme yaşı da gittikçe düşüyor..Bu konuda neler söylenebilir…Ailere düşen görevler kısaca nelerdir?

CEVAPLAR

A. Aslında her türlü hastalık canlılar içindir. Şafii isminin tecellisi için de  hastalıklar gerekebilir.Hastalıklar insanı silkeler,acı çektirir ama, yaşamını değiştirmesi ve farklı bakışlar kazanmasına da vesile olabilir.Öncelikle Depresyonda neler oluyor ona bakalım. Kişi daha önceden zevk aldığı şeylerden zevk alamaz hale geliyor.Mutsuzluk,karamsarlık, enerji düşüklüğü,uyku düzensizliği,cinsel isteksizlik,kimsyle görüşmek istememe,işlerini,sorumluluklarını aksatma, gerginlik, sinirlilik,sabırsızlık,bazen ölme istekleri,aşırı sigara, alkol-madde  tüketimi. Eski problemleri sürekli hatırlama ve geçmişte yaşama biçimi.Aşırı alınganlık,sık sık ağlama davranışı depresyonda görülebilir.            

Depresyona sebeb olan faktörleri ikiye ayırabiliriz.

  1. Organik-fiziksel sebepler
  2. Psiko-sosyal sebepler

1. Organik-fiziksel sebepler: Birincisinde,Ağır demir eksikliği anemisi(kansızlık),B vitamini ve magnezyum eksikliği,Tiroid hormonu eksikliği,düzensizliği;kortizol hormonu salgılayan bir tümör,beyine yerleşen bir tümör,ağır gribal enfeksiyonlar ve soğuk algınlıkları, sinüzit, ağrılı organik hastalıklar, kanser,tedavi için kullanılan bazı antibiotikler ve soğuk algınlığı ilaçları(içinde psödoefedrin olanlar),bazen grip aşısı bile depresyona yol açabilir.Kronikleşmiş bedensel hastalıklar.Bazı kalp ve tansiyon ilaç yan etkileri, sivilce tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar ve daha bir çok  fiziksel etmen depresyona yol açabilir.Alkol ve her türlü uyarıcı- uyuşturucu maddelerde buna dahildir.Ayrıca Ailesel yatkınlıklar da önemlidir.(genetik)

2. Psiko sosyal-çevresel nedenler: Ağır travmalar:tecavüz,taciz;mobing,doğal afetler, karşılıksız aşklar, terk edilmeler aldatılmalar, bir yakının ya da çok sevdiği bir canlının ölümü,ani kazalar, yangınlar;terör, işkence,ifade özgürlüğünün olmaması,diktatörlükler.Zayıf kişilikler; düşünce ve duygularını dışarıya aktaramayanlar,aşırı alıngan ve küsmeye meyyal kişilikler; etrafında hep gözde, bir numara olmak,dikkat çekmek isteyen kişilikler.Aşırı bencil,narsisit yapılar.Ciddi ekonomik yoksunluk ya da aşırı zenginlik de bazen depresyona sokabiliyor insanı.

Diğer yandan,Aşırı gürültü,kirli hava,ekolojik sistemin bozulması;sürekli gece vardiyasında çalışmak da depresyona neden olabilir.Büyük şehirlerdeki yalnızlık ve bireycilik,hiçbir inanca sahip olmamak…

B. Deprsyon hafif düzeydeyse ilaca gerek yoktur.Orta ve ağır depresyonlarda mutlaka ilaç kullanmak gerekir.Depresyon hafif  ise ,sebep olan faktörlere göre terapiyle çözülür. Diğer durumlarda ilaç kullanmak HAYAT KURTARIR.Çünkü  yaşam kalitesi  ciddi olarak bozulur ve %15-20 intihar riski vardır.İlaçla beraber terapinin uygulanması  doğru olur.. İlaç firmalarının  bazılarının hastalık belirtilerinin hafif olması ya da hastalık teşhisi koydurmayacak boyutta olması ya da hastalığa eğilim durumlarında “koruyucu” amaçlı ilaç önerdikleri doğrudur.Ama hekimlerin çoğu buna karşıdır ve etik davranmaktadır. Bazı depresyon türleri vardır    ki,tamamen genetik nedenlidir ve  kişinin hiçbir sorunu yokken depresyondadır. Durum tamamen biyolojiktir ve ilaçla ancak tedavi edilirler.

C. İnanç ve psikiyatrik hastalıklar yıllardır  tartışılan mevzular.Batı da ve ABD de bir çok araştırmalar yapılmıştır.İnancı “koruyucu halk sağlığı” bağlamında değerlendirmek daha doğru olur düşüncesindeyim. Lakin” inançlı” insanların hayat olayları ve imtihanları karşısında bir ayrıcalığı .ya da “torpili” yoktur. Bu yaradılış esprisine ve “Adettullah yasalarına” aykırıdır.İnançlı bireylerde her türlü hastalığa yakalanabilirler.Hele hele Şizofreni gibi genetik yönü ağır basan bir hastalıkta toplumun her kesimi eşittir.Hayat olaylarına sabır, “bunda da vardır bir hayır”,” görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler” felsefesi insanları daha dirençli sabırlı kılabilir.Kolay atlatmasına sebep olabilir. Diğer yandan depresyonlarda olan intihar  fikirlerinin , intihara dönüşmesini;dini inanç, engelleyen bir faktördür. (Çok ağır depresyonlar hariç).

D. Depresyon kundaktaki bebekte de görülebilir.her yaşda oluş nedenleri farklıdır. Tıpkı diğer hastalıklar gibi…Depresyona giren birisinin ailesi çok dikkatli,ilgili,şevkatli ve anlayışlı olmalıdır.Hastasını tembellikle, sorumsuzlukla suçlamamalıdır.Onu dinlemeye ve anlamaya çalışmalıdır.depresif hasta alıngan ,kırılgan ve her şeyi “ters” anlayan bir durumda olabilir.Onunla zıtlaşmamak ama her şeyini de onaylamamak gerekir. Güvenini  kazanıp mutlaka onu bir psikiyatra götürmek en doğrusudur.Depresyon  konusuında detaylı bilgiler için www.depam.com  sitemizi ziyaret edebilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan Depresyon ve Karasevda başlıklı makalemizde depresyon ve Karasevda hakkında bilgiler verilmektedir.