Psikiyatride Gelişmeler ve Yeni Ufuklar PDF Yazdır ePosta
Uyku ve Uyku Bozuklukları
    Psikiyatri; kişinin subjektif hayatının bozulması veya diğer kişiler ve toplumla ilişkilerinin aksamamasına sebep olan istenmeyen kişilik problemlerinin nedenleri, gelişmesi ve belirtilerini inceleyen ve bu bozuklukların düzeltmesini amaçlayan bir tıp bilim dalıdır. Diğer bir anlatım şekli ile, toplumlarda kabul gören düşünce ve davranışların dışında düşünen veya davranışlarda bulunana insanların bu durumunun sebeplerini, klinik belirtilerini inceleyen ve bu durumdaki insanların sosyal ve toplumsal uyumunu amaç edinen bir bilim dalıdır.

Psikiyatri terimi ülkemizde henüz halk arasında yerleşmemiştir. Halk, psikiyatriyi “asabiye”, “sinir” hastalıkları olarak bilmektedir. Oysa ki akıl ve ruh sağlığımız ile ilgili problemlerin nedenleri ve çözümlerinin konu edildiği psikiyatr ile sinir hastalıkları (nöroloji) ––ortak konular istisna–– birbirinden farklı bilim dallarıdır.

İnsanlık tarihinde psikiyatrik bozukluk gösteren hastalar, devrelere göre farklı bakıldığını ve davranıldığını görüyoruz.

Günümüz imkânlarından mahrum olunan devrelerde akıl hastaları yeterince anlaşılamamıştır. Bilhassa ortaçağ Avrupasında, “şeytan çarpmış, içinde şeytan var, topluma zararlı insandır” mantığı ile akıl hastalarının boynuna halkalar takılarak, elleri ayakları zincirlerle bağlanarak sokaklarda teşhir edildiği, hatta yakıldığı bir acı gerçektir. Bu ve bundan sonraki devrelerde İslâm ülkelerinde akıl hastalarına bakış açısı ve davranış son derece insancıldır. Öyle ki akıl hastaları için özel vakıflar ve şifahaneler ihdas ediliyor. Elbiseleri ipekten, yatakları kuş tüyünden ve yiyecekleri çeşitli kuş etlerinden sağlanıyor ve müzik ile tedaviye alınıyorlardı.

Hıristiyan ve İslâm dünyasının akıl hastalarına farklı yaklaşımlarını, insana verilen değerden ve İslâmın “vahiy” kültüründen kaynaklanıyordu.

Zaman geçtikçe, çağdaş teknolojik aletler ve imkânlar ve bunlarla yapılan yeni çalışmalar akıl hastalarının büyük bir kısmının beynimizde, sinir sistemimizde ve bedenimizde meydana gelen hormonal, fizyolojik ve biyokimyasal değişikliklerden kaynaklandığını gösterdi. Nitekim, beynimizin belli merkezleri uyandırıldığında, tıpkı akıl hastalıklarında görülen davranışlar ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan alkol, amfetamin, esrar, eroin ve benzeri bağımlılık yapıcı maddelerin uzun süre kullanılması halinde birtakım psikiyatrik tablolar ortaya çıkmaktadır. Çünkü bu maddeler sinir sistemimizde büyük tahribatlar yapmakta ve ruhsal dengeyi bozmaktadır.

Yine son yıllarda, psikiyatri kliniklerine psikolojik diyebileceğimiz birçok şikâyetlerle başvuran hastaların çekilen beyin elektrolarında (EEG) normalin dışında dalgalar, deşarjlar tespit edilmiş, bu anormal dalga ve deşarjların beyindeki yerleşim yerlerine göre değişik hastalık tablolarını taklit ettikleri görülmüştür. Bilhassa insanın hayvansal ihtiyaçları ve duygu durumuyla ilgili merkezlerin bulunduğu “limbik sistem”deki çeşitli sebeplere bağlı anormal epileptik deşarjlar, hastanın EEG’si çekilmeden, psikolojik denip buna yönelik tedavi yapıldığında çoğu kez olumlu sonuç alınamayacaktır. EEG’si çekilerek bu durumu tespit edilen hastalara bu anormal deşarjları önleyici ilaçlar (antiepileptikler) verildiği takdirde tablo düzelmektedir. Beyinlerinde “organik patoloji” bulunan bu hastaların klinik tablolarının diğer hastalarda olduğu gibi hiçbir sebep yokken (görünürde) ya da çevresel faktörlerle ortaya çıkması, şayet EEG gibi tetkikler yapılmazsa teşhiste güçlük çekilebilir ve teşhis hatası yapılabilir.

Son yıllarda tıbbın hizmetine giren “magnetik rezonans” ve diğer görüntüleme teknikleriyle beyin milimetrik düzeyde taranmakta, haritası çıkarılmakta ve en küçük bir anormal oluşum tespit edilebilmektedir. Halen kullanılmakta olan beyin tomografisi cihazı da teşhiste büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Beyin tümörlü veya beyninde çeşitli nedenlere bağlı anormal oluşumlar, beyindeki yerleşim yerine göre psikiyatrik tabloyla kliniğe gelebilmektedir. Öyle ki, belli bir yaşa kadar sabit ve dengeli bir şahsiyeti olan kişide aniden şahsiyet değişiklikleri ile değişik davranışlar dikkati çekebiliyor. Bu tür vakalara toplumda hazır olan “deli” damgası hemencecik yapıştırılır. EEG ve beyin tomografisi gibi tetkikler, hastaların iradeleri dışında yapmış oldukları davranışlardan dolayı suçlamaları önlemektedir. Beyindeki lokalizasyonu tespit edilen oluşumlar tedavi ile giderilmekte ve çoğu kez klinik tablo da düzelmektedir.

İnsanların eskiden beri bilinen hastalıklarından birisi nöroloji ve psikiyatrinin ilgi alanına giren epilepsi (sara) hastalığıdır. Hastalığın tam olarak bilinmediği devrelerde bu hastaların da toplum tarafından dışlandığını görüyoruz. Epilepsi üzerine yapılan çalışmaları, doğum öncesi, doğum esnasında ve doğum sonrasındaki hayatın herhangi bir devresinde beyinde zedelenme meydana getirilebilecek herhangi bir nedenle zaman zaman beyinden anormal deşarjlar olmakta ve sara nöbetini ortaya çıkarmaktadır. Yine son yıllarda yapılan birçok çalışmalarda, klinikte gördüğümüz bayılma, kasılma, morarma, ağızdan köpük gelmesi ile karakterize sara nöbetlerinin dışında birçok psikiyatrik tablonun da beyindeki bu kontrol dışı deşarjlara bağlı olduğu ispatlanmıştır.

Teknik imkânların gelişmesi ile psikiyatri de geliştiği “dinamik” teori ile büyük bir ağırlığı alan Freud ‘yen ekol ağırlığını kaybetmektedir. Freud, bütün vakalara kendi teorisi ile açıklanmış ve yorumlanmıştı…

Freud’un üzerine yoğun olarak çalıştığı konulardan biri olan “histeri” hastalığı hakkında geriye dönük olarak dosyalar tarandığında veya yeni imkânlardan yararlanarak EEG gibi laboratuar tetkikleri ile bu gibi hastalar incelendiğinde bir kısmının histeri değil, “temporal lop epilepsi” olduğu görülmüştür. Ancak klinik tabloların aynı olması yanıltıcı olabilmektedir.

Son yıllarda bütün dünyada psikiyatrik bozuklukların büyük bir kısmının organik nedenlerle ortaya çıkabildiği anlaşılınca, bu yöndeki araştırmalar ve çalışmalar hızlanmıştır. Özellikle biyolojik psikiyatri ekolünün doğmasına ve yaygınlaşmasına neden olmuştur.

Klinikte tipik şizofreni, depresyon, histeri, diğer nörotik ya da psikotik tablolara benzer vakaların bir kısmını EEG’lerindeki anormal dalgalar dikkati çekmiş ve bunlara yönelik tedavilerle olumlu sonuçlar elde edilmiştir.

 
Telik Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında ücretsiz bir yazılımdır.
 

panik-atak.com

Güle Güle Depresyon

 

Testler

ANksiyete - Panik Testi
Depresyon testi 
Günün Sözü

sonbahar

Okul Fobisi

Sonbahar

İstatistikler

Content View Hits : 1983211

Diğer Sitelerimiz

Panik-Atak Hakkında Her Şey

Depresyon Hakkında Her Şey

 RehaCom Hakkında Her Şey

Panik Bozukluk Hakkında Her Şey